Anasayfa / Denizci Eşleri / Denizci Eşi “Gizem Galeli” Röportajı

Denizci Eşi “Gizem Galeli” Röportajı

Gizem Galeli Röportajı

…revirde ilaç kokularıyla uyudum 3 ay, beni üç ay boyunca güverteye çıkarmadılar  benim başıma bir iş gelir diye ,sen evrak işlerini öğren ne yapacaksın güverteyi öğrenip dediler ama yılmadım tüm stajlarımı dahil 3.5 sene hep tankerlerde çalıştım güverteye de çıktım manevraya da, tankta temizledim, yıkamada yaptım, raspa da yaptım boyada …


Ben Gizem Galeli  28 yaşında evli bir denizciyim aynı zamanda denizci eşiyim. İzmirliyim İzmir ‘de yaşıyorum. Küçüklüğümden beri  hem denize hem de İzmir’e aşığım. Bu nedenle üniversite için tek tercihim. Dokuz Eylül Üniversitesi  Denizcilik Fakültesi  oldu.2011 ‘de Uzakyol Vrd.Zabiti olarak mezun oldum. Eşimle de okulda tanıştık benim 2 üst dönemimdi 2009 dönemi, o zamanlar bizim okulda çok az kız öğrenci vardı okulun 8.ci kızı falandım  sanırım.

Yaklaşık 3 senelik nişanlılık dönemi geçirdik ikimizde farklı şirketlerde, farklı gemilerde çalıştığımızdan plan yapmaya,evlenmeye fırsat bulamadık. Kontrat bitiş tarihlerinden 2 ay sonraya gün aldık ve ikimizde istediğimiz tarihte gemiden inemedik, o zaman ki personel müdürünün büyük uğraşları sonucu ve sosyal medyada başlattığım #biribeniafrikadankurtarsın hashtagiyle kendi  düğünüme 20 gün kala sonunda  inebildim ve ortada ne bir eşyamız ne gelinliğim ne de damat vardı. Eşim de 10 gün kala inebildi gemiden ve 26 Haziran 2014 de sonunda evlendik.

Akar Denizcilik ve Kaptanoğlu Denizciliğin tanker /kimyasal gemilerinde yaklaşık 3.5 sene 2.zabit olarak çalıştım ve 1.zabitliğimi aldım fakat gemilerde kadın olmaktan kaynaklı yaşadığım problemlerden dolayı (çünkü hep tek kadındım ) aynı zamanda da evimden eşimden uzak olmanın getirdiği problemlerden dolayı  eşimle aldığımız ortak karar sonrası gemi hayatıma ara vermek istedim , şu anda kpss/ales/yds ne varsa bütün sınavlara girip düzenli bir hayata geçmeye çalışıyorum fakat gemide çalışmanın alıştırdığı yoğun tempodan sonra büyük bir boşluğa düştüm sonuçta denizci olmaya alışkınım fakat sadece denizci eşi olmaya alışamadım ve kendimi oyalamak  için şuan bir blog açtım okumak ve yazmak bana çok iyi geliyor çünkü, aynı zamanda kişisel gelişim kursları ve art of living yaşama sanatıyla (bir doğru nefes yoga ve meditasyon programı) ilgileniyorum.

Eşim de şuanda Beşiktaş Denizcilikte  1.zabit olarak çalışıyor , kaptanlığını aldı ve sıra bekliyor inşallah yakın zamanda kaptanlığını alacak. Eşim kaptan olduktan sonra belki yenge hanım olarak kaptanlığında yanında olmak isterim fakat şimdilik gemide çalışma isteğim yok yeterince yorulmuşum ve hala dinlenemediğimi hissediyorum. Eşimin kontratı bitti kavuşmak için gün sayıyoruz.

  • Gemide bir kadın olarak yaşadığınız kötü günleri hatırlatıp sizi üzmek istemeyiz fakat sizden sonra o gemilere o şirketlere gidecek kişilerin aynı şeyleri yaşamaması adına anlatmanız mümkün olur mu?

Aslında hatırlayınca üzüleceğim çokta ciddi bir durum yok ama gemideyken öyle gelmiyor tabi, her duyguyu daha yoğun yaşıyorsunuz. Sonuçta yalnız başınıza evinizden, eşinizden, sevdiklerinizden uzakta güçlü olma çabası göstermeye çalışırken, sırf bu yüzden bile kendinizle gurur duyarken gemideki üstlerinizin bunu bırakın takdir etmeyi sırf kadın olmanızdan kaynaklı yaptıkları baskılar; yıldırmaya çalışmaları, ego tatminleri zorunuza gidiyor. Sadece yorucu ve yıpratıcı olan bir işte böyle davranışlar sizi iyice yıpratıyor. Çok iyi anlaştığım kadın olmamdan ziyade sadece işimi nasıl yaptığıma bakan, kadın olduğum için bu işi yapamayacağımdan çok nasıl daha iyi yapar mı anlatan bana çok destek veren iş arkadaşlarım, abilerimde oldu tabi hakkını yiyemem onların kimiyle hala ailece görüşüyoruz. Fakat insanoğlu iyiden çok kötüleri hatırlamaya programlı çünkü yaşadığımız kötü şeyler unutulmamalı ki ders çıkarabilmeli, değişebilmeliyiz ve bazı şeyleri değiştirebilelim.

Mesela ilk kontratımda staj yaptığım şirket personel müdürü değişikliğine gitmişti ve beni gemiye çıkarmak istememişti. Eski personel müdürüm Akar Denizciliğe geçiş yapmıştı ve bir telefonumla hemen gel istediğin zaman gemiye çıkarırım dedi ve ilk zabitliğimi de Akar Denizcilik şirketinin ilk kadın çalışanı olarak beni enspektörlerden bile habersiz gemiye yollamıştı, gemi Mersinde denetime girecekti ve enspektörle buluşup Mersin’de gemiye katılacaktım. Buluştuk ve ardından hemen personel müdürünü aramış 3.kaptan bayanmış nasıl yapacak ne olacak diye sormuş. Sağolsun personel müdürüm beni stajımdan tanıdığını ve bana güvendiğini söylemiş bunu gemiden indikten sonra öğrendim. Gemiye katıldım ve kaptanım bana elini bile uzatmadan ben kadınlarla çalışma taraftarı değilim ama yollamışlar madem sorunsuz bitirmeye bakalım kontratı dedi. Bende benim erkeklerle çalışmakla ilgili bir problem yok umarım sorunsuz atlatırız diyebildim; o anki şokla düşünsenize sizinle çalışmak istemeyen insanlarla işinizde ilk gününüz,ne heyecanınız ne hevesiniz kalır.Benim içinde  yeterince ağır ve şevk kırıcıydı ama yılmadım bütün baskılara rağmen kontratımda elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım, eksiklerimi kapamaya çalıştım ve inerken o kaptanın ağzından seninle çalışmaya ön yargılıydım ama beni yanılttın lafını duydum. İşte buda bir o kadar gurur vericiydi.

O günden sonra hep bu zihniyetteki insanları işimi en iyi şekilde yaparak değiştirmeye çalıştım zaten erkekler için bile yeterince zor olan bu meslek kendini kanıtlama çabasıyla beni iyice yordu. Kadınlara bu işi tavsiye eder misin diyen herkese tek sözüm bu oldu gemide kadın olarak bu işi yapmak kesinlikle zor değil erkek için ne kadar zorsa bizim içinde o kadar zor  biz kadınları tek yoran Türkiye şartlarında her işte olduğu gibi ön yargılar. Bu ön yargılarla çalışan erkek kaptanlar sizi bırakın gemide kaptan olmayı bir bankada müdürde olsanız saymayacak olan insanlar o yüzden onların sizi etkilemesine izin vermeyin. Ben bir gemi hariç hep tek kadın olarak bu zihniyetin çoğunlukta olduğu gemilerde çalıştım ama eminim şuan o kaptanların gemilerine kadın kaptanlar gitse bu ön yargılı davranışla karşılaşmazlar.

  •  Kadın bir denizci her şirkette, her gemi tipinde çalışabilir mi/çalışmalımıdır?

2008 de ilk stajıma çıkacağım dönemde okulumdaki hocalar dahil beni konteyner yada ro-ro gemilerine yönlendirmeye çalıştılar ben okulun 8.nci kızı falandım şimdiki gibi yoğun bir kadın ilgisi yoktu bu mesleğe o zamanlar ve üst dönemlerimde dahil hep konteynırlar da çalışmışlardı oralarda gemi personeli kadın görmeye alışkın, denizci eşleri ,stajyerler zabitler bu nedenle çalışan arkadaşlarım ablalarım hep bu baskıdan uzak çalıştıklarını anlatırlardı. Bense tankerlerde çalışmak istiyordum babamla birlikte ilk stajımı bulmak için istanbul’a geldik ve kapı kapı bütün tanker firmalarını gezdik kimi kısa staj almadığını, kimi kadın çalıştırmadığını söyledi, kimi kapısından içeri sokmadı. O yıllarda VBG Denizcilik çok iyiydi kapısında yattım. Her gün telefonla aradım ve ilk kısa stajıma çıktım, sırf beni yıldırmak için personel müdürü, şirketin en eski en kötü gemisine yolladı 86 yapımı ortak banyo tuvalet 2 kişilik kamaralar çok kötü şartlardı ama sağolsun kaptanım revirde kalmamı önerdi ,revirde ilaç kokularıyla uyudum 3 ay, beni üç ay boyunca güverteye çıkarmadılar  benim başıma bir iş gelir diye ,sen evrak işlerini öğren ne yapacaksın güverteyi öğrenip dediler ama yılmadım tüm stajlarımı dahil 3.5 sene hep tankerlerde çalıştım güverteye de çıktım manevraya da, tankta temizledim, yıkamada yaptım, raspa da yaptım boyada … Hep çalıştığım gemilerde çalıştığım şirketlerde ilk kızlardandım ve o zamanlar bir çok tanker  şirketleri de, gemi personeli de alışkın değildi kadınla çalışmaya bu nedenle işin zorluğunu çekenlerdenim aslında benden sonra bu şirketlerde çalışan kardeşlerim arkadaşlarım bu zorlukların çok azını yaşadı. Mesela gemiciler uzun süre efendi kaptan diye hitap etmekte zorlandılar ne diyeceklerini bilemediler ilk başta, kaptanlar ne işin var kızım git evde çocuk baksana dediler. Her gece kargo vardiyasında uykusuz bitkin halde gördüklerinde, tekrar aynı insanlarla denk geldiğimde ise lumbar ağızlarında karşıladılar beni son kontratlarım çok güzel geçti, kimi kaptanım gittiği gemiye özellikle benimle gitmek istediğini söyledi.

2.kaptanlığımı aldım şirket ve kaptanlarım da artık bu işi yapabileceğime inanmıştı 4 sene sonra da olsa :)) Yani zor da olsa her tür gemide bence kadınlar çalışabilir sırtımızda taş taşımıyoruz ki bu çalışmamalı konusunu anlamıyorum güç isteyen durumlarda bir gemici veya reis yardımımıza koşuyor zaten önemli olan sırf bu işi yapamayacağını sana kanıtlamak isteyen kaptanlar, 2.nci kaptanlar olmasın çünkü saçmalayıp senin işin olmayan işler verebiliyorlar mesela stajımda benden kıç taraftan baş tarafa halat taşımamı istedi 2. kaptanım sırf yapamadığımı ona söyleyim ve beni gemiden göndersin diye bense gittim personel salonuna istirahatta olan 2 gemiciden ve yağcıdan yardım istedim sonuçta yapmasam bile yaptırabildim önemli olan işin yapılması değil mi? Yapıldı :))

Sonuçta şu bir gerçek Tankerler  bu  işin en yorucu ve pis kısmı ,kuru yüklerde keza öyle konteynırlar ve ro-rolar daha rahat kız içinde erkek içinde bu biraz ne istediğinize bağlı para mı ,çok yer gezmek mi rahatlık mı ama benim bu kadar yorgunluğun üstüne keşke demişliğim var keşke dinleseymişim hocalarımı ama zor olanı başarmak ayrı bir gurur bence.

Gemi tipi değilde önemli olan bence şirket seçimi kadın bir denizci için şirket seçimi daha önemli kurumsal ,daha öncesinde kadın çalıştıran ve kadınlara güvenip promotion veren şirketler tercih edilmeli benim dönemimde kadın çalıştırmadığını söyleyen bir çok şirket kadın çalıştırıyor artık ve istemeseler bile varlığımızı kabulleniyorlar bunu zorla da olsa da kabullendirme de katkısı olan tüm kadın denizcilerimize,ablalarıma,arkadaşlarıma teşekkür ederim.Bizden sonrakilerinde bu çabayı boşa çıkarmamasını ümit ederim.Çünkü şu bir gerçek bizler sayesinde şuan zorlanmadan staj ve iş bulabiliyorlar ve şuan çalışanlar sayesinde de yenileri ya staj bulabilecek ya da yıllar öncesinde ki gibi kapıdan geri çevirilecekler .

  • Art of Living konusunda karada geçen günlerde denizci eşlerine ve denizcilerimize ne gibi tavsiyeleriniz olabilir?

Denizci ve denizci eşlerine kesinlikle önerebileceğim bir program Art of living (yaşama sanatı vakfı),dünyada en büyük sivil toplum kuruluşlarından 2.cisi Temeli yogaya dayanan nefes ve meditasyon programı ile bireylerin içinde iç huzuru,barışı yakalamalarını sağlarsak tüm dünyada barış sağlanır düşüncesinde ,bir nevi stresten arınma programı .Ben bu kuruluşla bir sene önce kişisel gelişim ile ilgilenmeye başladığım dönemde tanıştım şuan çok moda olan NLP,yaşam koçluğu ,Nefes eğitimleri araştırırken aklıma ve mantığıma yatan tek program oldu çünkü kesinlikle kar amacı gütmüyor eğitmenler gönüllü çalışıyor ,diğer programların yanında komik kalacak kadar az bir miktar para alınıyor bu para uluslararası yardım fonuna aktarılıyor .Bir çok afet bölgesinde,travma bölgelerinde ve hapishanelerde hem erzak yardımı yapıyor hem de gönüllü eğitmenlerle nefes ve meditasyon eğitimleri veriyor. Türkiye’de de İstanbul ,Ankara ve İzmir’de kurslar düzenleniyor, www.artofliving.org dan takip edilebilir. Ben henüz 1.bölüm kursunu tamamladım fakat devamını getireceğime eminim çünkü bu nefes tekniğini öğrendikten sonra duygusal olarak kendinizi iyi hissediyorsunuz doğal olarak daha sağlıklı ve daha üretken bir hayat yaşamak için kendinize bir şans veriyorsunuz biz denizcilerin ve denizcilerin buna gerçekten ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

 

  • Eşinizle aynı gemide çalışmak ister miydiniz? Sizce nasıl bir ortam olurdu?

Eşimle okul döneminde tanıştık farklı şirketlerde staj yaptık mezun olduktan sonrada da farklı şirketlerde çalışmaya başladık. O dönemde Beşiktaş denizcilik gemilerde kadın çalıştırmıyordu benim şirketimde Kaptanoğlu Denizcilik daha önce kaptan karı-koca çalıştırmış ve bazı sorunlar yaşanmış bu nedenle o dönemki kara çalışanları buna karşıydı.Kadın stajyer için bile yeni açmışlardı kapılarını bizde hiç düşünmedik bile şirketlerimizde devam ettik zorlamadık hiç sonuçta ikimizde güverteciydik ve aramızda dönem farkı vardı,ben zaten zar zor bir şirket bulmuştum eşimin rahatı yerindeydi düzenimizi değiştirmek istemedik ,eşimde  kaptan olana kadar bekleyelim dedi son  1-2 senedir Beşiktaş Denizcilik’de kadın çalıştırmaya başladı Kaptanoğlu da tabularını yıktı hatta çok sevdiğim bir kaptanım eşiyle şuan gemide.

Eşim kaptan ehliyetini aldı şuan sıra bekliyor şirketinde belki kaptanlık verildikten sonra şirketlerimize böyle bir teklifte bulunabiliriz sonuçta artık ikimizde acemiliğimizi attık daha profesyonel yaklaşabiliriz hem bence çok güzel olur karşılıklı özlem beni de onu da ayrı yoruyor sonuçta hatta bazen denizci eşlerini eşleriyle birlikte gemide mutlu görünce bende kendimi bunu hayalini kurarken buluyorum.Kim istemez ki hem sevdiği işi yapıp hem de sevdiğini yanında görmek bir denizcinin en büyük mutluluğu budur bence.

  • Bir bebek planınız var mı?

Tabi ki çocuk istiyorum çocukları da aşırı seviyorum ama çok önemli bir karar bu  bence özellikle biz denizciler için babasından ayrı tek başıma çocuk büyütmek isteyip istediğimden pek emin değilim o nedenle biraz daha zamanı var üstelik bende çalışmadan durabilecek bir insan değilim bu geçen boş senemde bunu çok iyi anladım önce çocuk büyütmeye uygun bir iş bulmam lazım yani aslında nasip kısmet artık umarım günün birinde çocuk sahibi olabiliriz demekten başka bir şey diyemiyorum şuan.Ama elbette bebek planı yapmaya çalışıyoruz.Eşim bu nedenle hala gemide çalışıyor belli bir birikim yapmamız lazım eğer çalışamayacaksam çalışacaksam da benim çocuk büyütmeye uygun bir iş bulabilmem lazım bu da ancak devlette mümkün gözüküyor bu nedenle KPSS ve YDS‘ye hazırlanıyorum.

  • Denizciliği tercih edecek öğrencilere ve halihazırda okuyan kadınlara tavsiyeleriniz neler olacaktır?

Denizciliği tercih edeceklere tek tavsiyem bu işin parasına kapılıp bu mesleğe yönelmeyin çünkü sırf parası için yapılan iş hem kendinize hem gemide birlikte çalıştığınız arkadaşlara eziyet oluyor. Evet çok şükür parası iyi evet çok güzel bir unvan ismin önündeki Kaptan fakat bu işin zorluklarını da güzellikleri kadar görerek kabul edilmelidir. Çünkü sonunda ya yıpranan ya da yıpratan oluyorsunuz bunu da ne kendinize yapın  ne de bu işi gerçekten yapmaya çalışan insanlara yapmayın.

Denizci olmaya aday kızlara gelince emin olun bu işi sizden iyi kimse yapamaz kimsenin sizi yıldırmasına korkutmasına izin vermeyin eğer bu işi gerçekten istiyorsanız ama istemiyorsanız da arkanıza bile bakmadan kaçın çünkü siz istemedikçe her şey daha da zor gelecek gözünüze. Tüm güzelliklerin yanında zorluklarını da bilerek gemiye çıkın ki en ufak dalga da yıkılmayın. Evet zor olacak ama olacak eminim bu işte bizde varız artık bu sektör bunun farkında gemidekilere de bunu göstermek sizin elinizde..

 

 

DUYDUNUZ MU?

Denizci Eşleri Buraya! Intermittent Husband Sendromu Nedir?

Denizci Eşleri Buraya! Intermittent Husband Sendromu Nedir? Evden uzakta çalışan babalar döndüklerinde kahraman imajını korumak …

Bir yorum

  1. hüseyin ballıkaya

    bende gemilerde baş.makinist olarak çalışan birisiyim sizin röportajınızı okudum gurur duydum hayatınızda başarılar dileğiyle esiniz ve size selam

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir