Denizci Eşi Seden Çakınlar

Eşim 7,5 ay sonra nihayet eve geldi ve geldikten 1 saat sonra oğlumuz dünyaya geldi.

Ben Seden Çakınlar 32 yaşındayım. 2007 yılında fen – edebiyat fakültesi kimya bölümünden mezun oldum, kimyagerim. Eşim Kocaeli Üniversitesi Karamürsel Denizcilik Meslek Yüksek Okulu Gemi Makineleri İşletme bölümü mezunu. İlk stajından beri hep aynı şirkette devam etti. Hiç başka şirkette görev almadı. Deniz Nakliyatı T.A.Ş’ de çalışıyor. Kendisi 2,5 yıl önce baş mühendis ehliyetini aldı.

Eşim ile yakınlarımız tarafından tanıştırıldık, yarı görücü usulü diyebiliriz:) Ben ilk buluşmaya büyük ön yargı ile gitmeme rağmen ilk görüşte aşık oldum diyebilirim. İlk görüşte aşkın olup olmadığını yaşayarak öğrenmiş oldum.

2011 yılında evlendik. 2014 yılında bir oğlumuz oldu. Çocuk olana kadar çalışma hayatım devam etti. En son kurumsal bir şirketin fabrikasında kalite kontrol sorumlusu olarak çalışıyordum. Oturamadığım masa başı bir işim vardı:)

Hamileliğim çok riskli geçti. Sürecin tamamını yemek ve tuvalet harici kalkmak yasak olarak geçirdim. Eşim hamile olduğumu öğrendikten 3 gün sonra gemiye gitti ve 6 ay sonra inmesi gerekirken inemedi 7,5 ay gemide kaldı. Nihayet eve geldi ve geldikten 1 saat sonra hastaneye gittik. Normal doğum ile oğlumuz dünyaya geldi. Enteresan bir buluşma oldu; hepimiz bir anda birbirimize kavuşmuş olduk:)

Herkes babasını beklemiş diye yorum yaptı. Beni hiç hamile halimle göremedi, hiç bir doktor kontrolüne birlikte gidemedik, çok zor riskli bir süreçti ama yanımda olamadı maalesef; telefon ile destek olmaya çalıştı elinden geldiğince.

Çalıştığı gemideki zorluklara gelince; eşim evde olduğunda kendini tatilde olarak düşünür ve iş ile ilgili konuşmayı pek sevmez.

Eve gelen misafirler olsun, yeni tanıştığımız insanlar olsun hep merak eder, hep sorarlar, hayret ederler, hayal ederler. Defalarca bu sorulara maruz kaldığım için ben bile mesleği ile ilgili sorulardan sıkıldım. Eşimin huzurlu bir ortamda çalışması, iyi insanlara denk gelmesi için dua ederim. Çünkü o insanlarla hem iş yapıp, hem yaşamak zorundalar hem de çok uzun süre.

Bazı şirketlerde gemide internet olduğunu duydum. Maalesef eşimin çalıştığı şirkette böyle bir olanak yok. Uydu telefonu da 50 dakikası 100 USD. Bu da bir çok şirkete göre daha pahalı. O yüzden maaşının önemli bir miktarı uydu telefonlarına gidiyor. Limanlarda internet bulabilirse almaya çalışıyor ama o da çoğunlukla iyi çekmiyor vs. olduğu kadarına bile seviniyoruz. Sevgili veya nişanlı iken gidişi ayrı, evli iken ayrı, çocuk olunca apayrı şeyler hissettiriyor bence.

Evin hem erkeği hem kadını olmak gerekiyor. Yalnızlıktan korkmamak, her zaman güçlü olmak gerekiyor. Denizci eşi olmak; bazı önemli kararları tek başınıza ikinizin yerine vermeyi gerektiriyor. Çocuğun hasta olduğu zamanlarda kendinizi iki kat sorumlu hissetmenize ve gece nöbetlerini tek başınıza göğüslemenizi gerektiriyor.

Eşiniz çocuğunuzun ilk doğumgününe, ilk adımına, ilk kelimesine tanık olamiyor. Düğünler,bayramlar, ve cenazelerde yalnız oluyorsunuz çoğu zaman. Doğumgünlerini ve yıldönümlerini yalnız ve buruk geçiriyorsunuz. Kısacası o yokken her şey biraz yarım yamalak gibi. Tabi ki her şey çok karamsar ve kötü değil. Bir çok heyecanlı ve güzel tarafı var. Gidişine sayılı günler kala içimizi kaplayan huzursuzluk kadar, gelişine sayılı günler kala içimizi kaplayan o mutluluk.. Aşk hep taze kalıyor. Hep balayındayız, daha 1 yılı bir arada tamamlayamadık:)

Babasından uzak çocuk büyütmek biz anneler için mi zor yoksa çocukların küçük dünyaları için mi daha zor bilemiyorum. 2 yaşına kadar bir şey anlamıyordu ama sonrasında konuşamadığı zamanlarda bile ortadan birden bire kaybolan ve uzun bir süre gelmeyen bir baba oluyor ve sanki nerde? nereye gitti? der gibi soran gözlerle benden cevap bekliyordu.

Sabah kalkınca gülerek koşarak evin odalarında babasını arayan ama bulamayıp hayal kırıklığına uğrayan.. Bir zaman böyle gidiyor sonra çocuklarda artık evde olmadığını anlayıp aramaktan vazgeçiyor.

Her halini video, fotoğraf çekmeye çalışıyorum elimden geldiğince. Fotoğraflar ve videolar, anılar bizler için çok kıymetli. Şimdi babası gelince nasıl sarılacağımızın, ona ne söyleyeceğimizin provalarını yapıyoruz, heyecanlanıyoruz. Bu kavuşmanın diğerlerinden daha bilinçli ve anlamlı olacağını düşünüyorum ve merak ediyorum.

Eşim ile motorsiklet tutkumuz var, geldiğinde değişik yerler keşfetmeyi seviyoruz. Farklı ülkeler, kültürler tanımak bizi mutlu ediyor. Çocukla doya doya vakit geçirmek kadar bence eşlerin birlikte de baş başa kalabilecekleri kısa tatiller yapması da önemli.

Eşim ile gemiye gitmek çocuktan önce isterdim. En azından kendimi denemek için, hayatımda farklı bir deneyim yaşamak için fakat; çalıştığı şirket eşli kabul etmiyor.

Henüz bir denizciye gönül vermiş denizci sevgililerine tavsiyem; eğer bir denizci ile hayatınızı geçireceksiniz, en başta sabırlı olmayı, güçlü olmayı bilin. Dışarıdaki hiç kimsenin sizin ne hissettiğinizi, neler ile tek başınıza mücadele ettiğinizi anlamayacaklarını bilin. Gerektiğinde kulaklarınızı tıkayın.

Marinetraffic artık hayatınızın sık kullanılanlarında yer alacak:) Bütün dünya haritasını, nerede saat kaç, hava nasıl bunlara çok aşina olacaksınız. ”Ne zaman gelecek?” ve ”Ne zaman gidecek?” sorularından hiç kurtulamayacaksınız. Bazı insalar ”öyle evlilik mi olur” vb. şeyler söylediklerinde ben de diyorum ki ”sen olsan evlenmez miydin?” o zaman tereddütte kalıyorlar ve bazen ”yapamazdım” cevabını da aldığım oluyor. Sonra düşünüyorum ki, en ufak bir tereddütüm yok.

Eşimi seviyorum ve bir denizci eşi olduğum için gurur duyuyorum.

Ana Sayfaya Dön

Benzer yazılar

1 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir