Anasayfa / Eğitim / Neden Ben Değil de Filipino Monkey?

Neden Ben Değil de Filipino Monkey?

Dünyanın neresine giderseniz gidin Filipinli bir denizciyle karşılaşmama şansınız yok. Sevgili dümensuyu okurları Onlar her yerde…

Neden Ben Değil de Filipino Monkey?

Büyük-küçük hangi şirkete gitseniz gemicisinden yağcısına, zabitinden makinacısına filipinli denizcilerle dolu. Yolcu gemileri, devasa tankerler, dökmeciler, mother konteyner gemileri, yakıt platformları… Aklınıza ne geliyorsa.. Hepsi..
Gemisine yabancı bayrak çeken Türk armatörün filipinli denizciyi seçmesinin ardında yatan gerçekler gün gibi ortada, bunları hepimiz çok iyi biliyoruz. Sigorta primleri, Asgari şartlar vb ödemelerden kaçınmak için yabancı personeli tercih eden bir çok Türk firması mevcut. Bu örneklerin şüphesiz başında Türkiye’nin maddi olarak en büyük armatörlerinden birisi olan Ciner Denizcilik var.
Peki diyelim ki Ciner denizcilik gibi firmalar Türk denizcisi ile çalışmak istemiyor ve Filipinli personel tercih ediyor, neden Chevron gibi Maersk gibi Dünya devleri Türk denizciler ile çalışmasın?

DümenSuyu ekibi olarak yabancı şirketler ile ilgili çalışmalar konusunda kendimizi geliştirdikçe ufkumuz açıldı ve çok güzel örneklerle karşılaştık. Dünya devi şirketlerde çalışan Türk denizciler de var fakat sayıları bir elin parmağını ancak geçiyor..
Türk denizciliğini çok iyi günler beklemiyor gibi görünse de son dönemde yabancı şirketlere yapılan atılımlar sayesinde Türk Denizcisi biraz olsun nefes alacak gibi görünüyor.
Her yazımızda belirttiğimiz gibi herşeyin başı eğitim. Sizde Türk şirketlerinde aldığınız maaşların 1,5-2 katını almak istiyorsanız kendizi geliştirmelisiniz.
Filipinli, Hintli, Çinli denizcilerin egemen olduğu bu sektörde bir an evvel yer edinmemiz lazım.

Bakın Denizcilik Şirketleri neden bizi değil de Filipinli denizcileri seçiyor?

Filipinler (Las Islas Filipinas) bildiğiniz gibi GüneyDoğu Asya’da deniz üzerine kurulu bir ada devleti. (Ülke 7.107 ada ve adacıktan oluşuyor) Ülke nüfusu yaklaşık 100 milyon (Türkiye’den çok da kalabalık olduğu söylenemez).
Uzun yıllar Portekiz ve İspanyolların sömürgesi olan ülke Filipin-Amerika savaşı sonrasında Amerika Birleşik Devletleri egemenliğine girmiştir. (Ancak 2.Dünya Savaşıdnan sonra bağımsız bir ülke olabilmiştir) 

Bu kısacık tarih özetinden sonra gelelim madde madde incelemeye

#İngilizce:

Sömürgenin ve Amerikan Egemenliğinin bir sonucu olarak Ülke’de hemen hemen herkes bir yabancı dil (İngilizce, Portekizce, İspanyolca) anlıyor ve konuşuyor. Türk denizcisi olarak yabancı dil konusunda çok yol kat etsekte hala bu konuda yenik olduğumuzu itiraf etmeliyiz. Zabitan bir şekilde kendisini kurtarıyor fakat personelde durum çok zaman içler acısı. Yabancı firmalar için birinci tercih sebebi bu. Armatör italyan kaptan, Yunan 2.kaptan, Romen Çarkçıbaşı koyduğu gemisinde İngilizce bilmeyen denizciyi ne yapsın? Uluslarası bir meslekte İngilizce şart. Lütfen izin dönemlerinizi boş geçirmeyin. İngilizce kursları ülkemizde o kadar yaygınlaştı ki artık sokaklarda İngilizce eğitim broşürüne basmadan yürüyemez olduk.

#Neşeli / Eğlenceli olmak:

Bir Rusla, Bir Türkle kavga etmek çok kolaydır. Biz bileğimizin gücüne inanırız ve inandığımız değerlere saygısızlık edildiğinde maalesef fiziksel şiddete başvururuz. Bir Filipinli ile kavga etmek ise neredeyse imkansızdır. (ufak cüsselerini düşününce doğru bir tercih ) Dünya’nın en neşeli insanlarından olan Filipinliler ne zaman müzik, parti, eğlence hakkında konuşsanız yerinde duramaz ve her zaman katılımcıdır. Bir çoğu gemiye müzik aleti ile gelir ve karaoke’ye bayılırlar. Bu durum onları şirketlerin gözünde kimseye zarar vermeyen iyi huylu insanlar olarak gösterir. Kendinizi personel müdürünün yerine koyun ve cv nizi güncelleyin. (doğayı-müziği sevdiğinizden bahsetmek, dünya mutfağına ilginizden bahsetmek, engelli-yardıma muhtaç insanlar için gönüllü olduğunuzu bildirmek gibi)
Doğayı Seviyor:Denize çöp atmam merak etmeyin
Dünya Mutfağına ilgim var: Yemek konusunda şirketinize sıkıntı çıkarmam

Biz Türklerde çok merhametli insanlarız. Güçsüze yardım etmeyi severiz. Gerçek Türk’ü onlara anlatmamız lazım. Biz de eğlenmeyi, dertleşmeyi, şakalaşmayı severiz. Unutmayın. Komuşusu aç iken tok yatan bizden değildir!

#Yetenek:

Filipinlerde sayısısız denicilik eğitim merkezi var ve neredeyse hepsi Dünya çapında yeterliliklerini ve eğitim kalitesini kanıtlamış durumda. Türk Denizcileri olarak daha yetenekli olduğumuzdan şüphemiz yok fakat bunu ispatlamak için daha iyi kurs merkezlerine ve kalitesini kanıtlamış okullara ihtiyacımız var.
Cv nize aldığınız kursları (temel ilk yardım dahi olsa) eklemeyi unutmayın.

#Adaptasyon

Filipinlilerin ülke olarak su üzerinde olduğu, denizle içli dışlı olduğu düşünülerek olumsuz hava şartları ve ortama daha hızlı adapte olabileceği söyleniyor. Tabii bunu söyleyenler karadenizi gelip görmemiş insanlar. Ayrıca gemide çalışmanın denizde yüzmekle hiç alakası olmadığını hepimiz biliyoruz. Doğduğunuz yerde deniz yoksa dert etmeyin. Cv nize her şarta ve koşula çok hızlı adapte olabilen, stres altında daha başarılı işler çıkaran gibi maddeler ekleyin.

#Sıkı Çalışma

Filipinli personelin 5 i 1 geçe çalışmadığını, iş yarım kalacaksa bile ortamı o şekilde bırakıp gittiğini biliyoruz o yüzden kimse bize masal anlatmasın. Gemilerine eviniz gibi sahip çıkacağınızı, emercansi ve zor durumlarda şirkete ve gemi idaresine destek olacağını mutlaka belirtin. 5i1 geçe çalışacağınızı da söylemeyin tabii ki. Çalışma saatlerine uymuyormuş gibi görünmenizi, ya da bunu mesai için yapacağınızı düşünmelerini istemeyiz değil mi?
DümenSuyu ekibi olarak bugüne kadar Hapag-Llyod, ChartWorld, Oldendorf gibi firmaların maaş ve çalışma koşulları haberlerini yaptık ve devamı gelecek. Tome, Fleet Manager, Oldendorf, Zodiac, Vships, CMA CGM, Armonia gibi bir çok büyük firmalardan oluşan bir databank hazırladık ve her gün yenilerini eklemeye devam ediyoruz.

 

 

DUYDUNUZ MU?

Gemide İş

Gemide İş ve Gemici Maaşları Gazete ve dergilerin reklam köşelerinde ve sarı sayfalarda sürekli gördüğümüz …

3 yorumlar

  1. Öncelikle teşekkür ediyorum size araştırmanızdan dolayı. Konu net bir şekilde anlatılmış aslında. İngilizce bilmeden yabancı şirketlerde çalışamayız,adamlar bizi ne yapsın anlayamazsa. Bir ikincisi de Türk denizciler arasındaki tutarsızlıktır. Kimse gemideyken birbirini düşünmüyor,emercensi durum olmayınca. Hep bir çekememezlik,hep bir dedikodu,hep bir üstlere yalakalık. Dahası da sayılır da uzatmak istemiyorum. Bir diğer şeyde kalifiye işler. Örnek veriyim gemimde raspa boya işi olucak. OK. Ancak adam raspa yapmıyor adeta sallıyor. İşini yaptığını zannediyor ama olmuyor. Halat örülecek (çalıştığım reislerin çoğu) ancak kolları kafasına göre sokup o da ördüğünü zannediyor. Halbuki halat böyle örülmez mi diyosun adama ”çok biliyon sen”diye günah keçisi oluyorum bir anda ve ondan sonra kıllık başlıyor. Karışmayım diyosun ancak bu seferde kağıdını kullanp yaptığım işlere burnunu sokuyor kıllığına. Kalifiye işler diyorum Filipinli denizciler işini grup halinde ve kurallara uygun ve en önemlisi ağzı ile iş yapmıyorlar. Bizde ise ağız ile iş yapmak bir gelenek bir kültür. Kaptanlar da bunu iyi kullanıyor. Gelelim limanlara. Gemi limana yanaşıyor. Gemi yükünü boşaltıyor,arkadaşlar reisi bi muhabbet içindeler. Vardiyama bi geliyorum,halatlar kopacak. Deste olmuş ben patlayacam diyor halatlar. Allah için vardiyacı 4 saat ne yaptın burada? Evet yazdığınız yazıya göre kendimizi geliştirelim. Büyük işler başarmak istiyorsak hatamızı görelim. Görmemezlikten gelmeye devam ettiğimiz sürece ne 5 i akşam 7 yi bile göreceğiz bunlar yüzünden.

  2. Yazı gerçekten okunmaya değer ama atılan başlık biraz ırkçılığa davet çıkarmamış mı?

  3. Türk gemilerindeki dedikodu ve birbirimize karşı yaptığımız ayrımcılık yüzünden dünyada yer edinmemiz baya zor.7/24 stres altında olmaktan kısa zamanda meslekten bıkıyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir