Anasayfa / Kültür-Sanat / Titanik Gemisi

Titanik Gemisi

Titanik Gemisi

Sevgili dümen suyu okurları bu yazımızda dünyanın en önemli batıklarından biri olan Titanik Gemisi ni sizin için araştırdık.

Toplam 14 dalda aday gösterilip 11 ödül alan ve 200 milyon dolarlık bütçesiyle ile tüm zamanların en çok seyredilen filmlerinden biri olan Titanik filmini seyrettiyseniz konuyla ilgili her detaya hakim olduğunuzu düşünebilirsiniz fakat işin aslı böyle değil. Tarihin gördüğü en elim deniz kazalarından olan Titanik gemisi ile ilgili bilmediğiniz detaylar sizlerle…

O tarihe kadar yapılmış en lüks ve en büyük ölçülere sahip gemi olan Titanik 269 m uzunluk, 28.2 m genişlik, 52,310 ton ağırlığa idi. Gemi de bulunan kompartımanlar arasındaki su geçirmez levhalardan dolayı “batmaz” olarak nitelendirilen Titanik gemisi nde herhangi bir kazada su alımında bu levhaların kapatılarak su geçişinin önlenmesi planlanmaktaydı. Geminin 4 bacası bulunmasına rağmen bunlar şov amaçlı görselliği arttırmak için bu şekilde dizeyn edilmiş olup bir tanesinin işlevi bulunmamaktaydı.

titanik gemisi

Gemi’de standart olarak ana güvertede yüzme havuzu, spor salonu, Türk hamamı, hem birinci sınıf hem de ikinci sınıfta kütüphane, tenis kortu bulumaktaydı. Birinci sınıf ortak odaları çok özel ağaç işlemeciliği, pahalı mobilyalar ve diğer dekorasyonlar ile süslenmişti. Geminin en zayıf noktası olarak filikaların sayısı gösteriliyordu. Gemide sadece 20 ahşap filika vardı ve bu küçük hata, Titanik’teki 1.514 kişinin ölümüne sebep olup ve dünya savaşları dışındaki en büyük deniz felaketlerinden biri olarak tarihe geçecekti.

Titanik gemisi yapımı

Titanik yapımına 31 Mart 1909‘da başlanmış olup 11.300 kişinin 26 ay boyunca çalışması sonucu gemi 31 Mayıs 1911’da suya indirilmiştir.Suya inişinden sonrada geminin seyire hazırlanması 1 yıl daha sürmüş olup geminin inşası 2 Nisan 1912’de tamamlandığında dünyanın en büyük buharlı yolcu gemisiydi.

Gemi bulunduğu zamana göre gelişmiş teknolojik özellikler ile donatılmıştı. Buhar jeneratörleri tarafından desteklenen geniş bir elektrik altyapısı bulunmaktadır. Geminin 3 pervanesine güç sağlayan iki zamanlı dört silindir, üç aşamalı, buharlı itici motorlar ve düşük basınçlı türbinler bulunmaktaydı. Bu motorlara 159 kömür fırını tarafından ateşlenen 29 kazan enerji veriyor ve bu da geminin yaklaşık olarak 43 km/s (23 deniz mili) maksimum hıza ulaşmasını mümkün kılıyordu.

  İlk seferini SouthamptonNew York City arasında yapacak olan Titanik Gemisi 10 Nisan 1912’de  Kaptan Smith’in komutasında Southampton‘dan öğle üzeri ayrılarak ilk seferine başladı.

Titanic limandan ayrılırken, gittiği güney yolu üzerinde geniş ve büyük buzdağları olduğuna dair bir uyarı almasına rağmen bu uyarı USN Hydrographic (deniz haritacılığı) bölümüne gitti ve asla köprüüstüne ulaşamadı. Buzdağı uyarıları gün boyunca alınmaya devam etti, ancak bu uyarılar yılın bu zamanları içinde oldukça normal idi. Daha sonra akşam saat 21.30’da, Mesaba gemisi tarafından Titanic’in takip ettiği yolda geniş ve büyük buzdağları olduğu ile ilgili yapılan uyarı, telsiz (Marconi) odasındaki Jack Phillips ve Harold Bride tarafından alınmasına rağmen, bir takım  nedenler ile köprü üstüne ulaşamadı.

Zaaflar

Bu zaaflar kısaca geminin iletişim kodlarının girilmemesi olmaktaydı Uyarılar olmasına rağmen, seyir ile ilgili bir değiştirmeye ve yavaşlamayı gerektirecek bir neden yoktu. Titanic’de gözcü olarak üç takım çalışmakta idi, her takım iki kişiden meydana geliyordu ve bu iki kişi iki saatte bir değiştirilmekteydi. Gözcüler köprünün üst kısmında kuş yuvası olarak ifade edilen direğin üzerinde duruyor ve karşıyı sürekli olarak gözetliyorlardı. Başka geceler buzdağının daha önceden görünmesi kesin gibiydi, ancak o gece birçok faktör beraber hareket etmekteydi, ay yoktu, rüzgar yoktu, dürbün yoktu ve buzdağının karanlık yüzü gemiyi karşılıyor idi. Lightoller’in de İngiliz soruşturmasında ifade ettiği gibi ” Her şey Bize Karşı İdi.”

14 Nisan 1912 saat 23.40 sıralarında gemi çan’ıının 3 defa çalınması ve Köprüüstüne haber verilmesiyle  ileride buzdağı olduğu rapor edilmiştir.

Buzdağını gördükten sonra, gemi’nin ölümcül çarpışmasını 35-40 saniyede yaptığı tahmin edilmekte olup verilen ilk kumanda sancak alabandaydı.bu emir ile geminin dönerek buzdağına çarpmadan kurtulacağı düşünülüyordu.geminin baş tarafı dönmeye başlamış olup buzdağına çarpmaktan kurutulurken kıç tarafı bu çarpışmadan kurtulamayacaktı. Kıç tarafı, buz dağında büyük bir kırmızı boya bırakarak çarptı! İlk saniyelerde omurgada büyük hasar meydana gelmiş ve beş kompartıman anında su altında kalmıştı. Çarpmanın yarattığı sarsıntı yaklaşık on saniyede tamamlandı.  Kazadan sonra çeverdeki gemilerden yardım çağrısı istenmiş olup 79mil mesafede bulunan en yakın gemi yardım çağrısını duyar duymaz verilen pozisyona doğru ilerlemiştir.Verilen yanlış pozisyon nedeniyle geminin olay yerine varışı gecikmiştir.

titanik filmi

Titanik kazası

Titanik kazasıyla ilgili bir çok merak uyandıran konu olmakla birlikte dikkati en çok çeken olay Morgan Robertson tarafından  Titanik kazasından 14 yıl önce “Futility” yani “Nafile” ve “Titan Kazası” adında bir yolcu gemisinin batışını ve aşk hikayesini ele aldığı romanının hikayesinin neredeyse Titanik kazasıyla birebir uyuşmasıydı.

Robertson´un romanındaki Titan adlı gemi Southampton limanından yola çıkıyordu ve 14 yıl sonra Titanik de aynı limandan yola çıktı.

Romandaki gemi ile, Titanik arasında sadece 4 metre fark vardı. Titan 248 metre, Titanik 252 metreydi.

İki geminin ağırlıkları da çok yakındı. Robertson romanında Titan´ı 70.000 ton ağırlığında yazmıştı; Gerçek Titanik ise 66.000 tondu.

Her iki geminin de üç pervanesi vardı ve her ikisi de 3000’er yolcu taşıyorlardı. Gerek romandaki hayali Titan´a gerekse de gerçek Titanik´e Avrupa´ nın sayılı zenginleri ve ünlü aileleri binmişlerdi.

Daha da ötesi var;

Robertson´un romanındaki dev Titan, New Foundland yakınında; Kuzey Atlantik´ de bir buzdağına çarparak battı ve işte inanılmaz ama gerçek; Talihsiz Titanik de 14 yıl sonra aynı koordinatta, aynen romandaki benzeri gibi bir buzdağına çarparak okyanusa gömüldü.

Ve her iki gemide de; yeterince cankurtan filikası yoktu; Robertson romanındaki gemide 24 filika bulunduğunu yazıyordu; Titanik´de ise 22 filika vardı ve bu yüzden can kaybı büyük oldu.

Sonra…Gerçek kazanın sonucunda 1513 yolcu boğularak öldü ve kayboldu. Aynen 14 yıl önceki romanda yazıldığı gibi… Robertson´un romanındaki Titan´da ise 1500 kişi ölüyordu. Her iki gemi de 3000 kişilikti ve Titanik´e 2224 kişi binmişti.

Aynı asla batmaz denen gemi,

Aynı yerden aynı yere yolculuk,

Aynı tarihte, aynı yerde kaza,

Aynı buzdağı ve aynı tür batış,

Aynı yolcu ve ölü sayısı,

Hatta iki gemi de batarken orkestranın ilahi çalmasına kadar…

Robertson yaptığı büyük kehanetin farkına varabilmişmidir acaba?

titanik kazası

Titanik´in batış nedeni hakkındaki söylentilerde oldukça fazla olup bir kaçını aşağıda sıraladık.

* Titanik, kardeşi Olympic´le beraber sigortalanıp, ikisi de kasıtlı mı batırıldı?

* Mürettebat ve Kaptan Smith sarhoş muydular?

* Gemi subayı Murdoch, neden kendini öldürdü?

* Kaptan Smith´in de intihar ettiği, telsizle gerçekten bildirilmiş miydi?

* Niçin görevliler dürbünle çevreyi gözlemediler? Oysa bu yapılsaydı, buzdağı çok önceden görülebilirdi.

* Titanik buzdağını son anda görüp dönmeye çalışırken, önce kıçından sonra da önünden iki defa mı yara aldı.

* Su geçirmez bölmeler neden açıktı?

* Söylendiği gibi Californian adlı gemi veya bilinmeyen bir diğer gemi, Titanik´i batarken görmesine rağmen yardıma gelmedi mi? Kurtulanlardan birçok kişi, bir geminin ışıklarını gördüklerine dair yeminler ediyorlardı.

Bu söylentiler ilerleyen yıllarda cevap bulunur mu bilinmez ama Titanik kazası tam anlamıyla bir trajedi olmuştur. Kaza sonrası gemilerde emniyet tedbirleri arttırılmış ve kazaların önüne geçilmesi hedeflenmiştir.

Ana Sayfaya Dön

DUYDUNUZ MU?

Siren Şarkısı

  Siren Şarkısı PELİN GÖKÇEEL Doksanlı yıllarda İstanbul’da yaşayan gençlerin halini-tavrını-dilini, müzik anlayışını,  hayat felsefesini …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir